Orada değil olmayacaksın fark etmeyecek

Zaman geçiyor ilerledi sonu gelecek

Burada değilsin, orada olmayacaksın

Her şey aynı olacak ve renginin ne önemi var ki?


Zamanla dans vücudun bir gramı bile kalmayacak

Çürüyecek bedeni, iyi ya da kötü olsaydın umurunda değildi

Nereye gidersem geldiğim yere gider

Ne yaparsam yapayım kaybederek yaşarım

Enginlere sığmam kalmadı sabrım

Varımı yoğuma ter damladı alnım

Arzularım hakikatliydi ben de battım


Zaman oyunundan nefret ederim

Çünkü oynamasam da kaybederim

Canım yanar ve kalkarım incindim

Uykuya daldım âhlaki cehennemde

Aklı fikri şerde

Gönlü kâlben değil dilde

Riyakar emrine amade

Hangi yönde? kim çıkarır

Burçlar değil aklı fikri tende

Kahvesinin tortusu kavrulur közde

Ey oğlak! inatçılar âleminde


Bunu geçmek tabii iletken

Korkmamak ve korkmak arasında

Baş aşağı yürüyüş çok uzun saatlerde

Korkunun ecele ne faydası var?

Dehlizim dar!

Korkunun temel hazinesi dikkat

Evrenin bize öğrettiği hilkat

Dümeni çevire-dur yoksa işler kesat

Tuzakları oyun sanır

Ama saatler dans ediyor vuslat..


Her gece yazıp çizip karalıyorum

Buluyorum kendimi anca karanlıkta

Ve de bakıyorum sanıyorum dünyadayım

Işıltılı ve eğlenceli bi' yerdeyim.

Deniyorum bir şeyler belki olur gibi

Başarırız ve dinleniriz bir gün

Ve o zaman kazanırım bu dahice oyunu

Belki başarırım bu delice

Belki sevinçten ağlatırım bu sefer seni

İnanıyorum kendime çözeceğim bu meseleyi


Silahı şakaklarıma koymama

dünyama kavuşmama az kaldı

Bir şeyler başaramazsam ümidim yok

çok sıkıcı ve manen bir hayat 

Geçmişimden hayır gelmemiş

geleceğimden esinlenmiş gibi 

..doğmadan önce tanrıyla kavga etmişim gibi örseli bir hayat.


Yoruyor ve beni tüketiyorum bıktım!

Her gece düşünmekten yıldım

Biraz neşe veren çok durmadan başkasına yamanan

Hep aynı yüzler ama farklı insanlar

..sonra neden kalmıyor güven diyen insanlar

Ağzı bozuk lisanlar

Sene 03 güven kıran

Benden güven bekliyor bu güvensiz kalan

Güveni mi deneyimde kullanacaksın doksan

Günde devr-i alemi çığırtan adam

Buzdan yağmura güneşten kırpan, inekleyip durur düşman

Geçtik biz de bu yollardan

Görüyor bunu yaradan amma velakin vuruyor sırtımdan.


Farklı yüzleri görüp alışamadım aynı şeyleri duymaya

Kaç yüzünüz var bilmiyorum içinizdeki tek değişmeyen şeytan

Elveda kendi dünyama gidiyorum yoktu orada bana çatan.


Değişimi şimdi gördüm..

Geri çekiliyorum ama koşmam gerek

Herkes farkındalığın değişim başlangıcının olduğunu söylüyor.

Gün boyunca yüzerek geçiyorum sonuçta

Patikalarda yürümeyi kendime önermiyorum

Kuralllar benim için sadece birkaç paslı zincir çorak

Kaleme orak

Gerçeği hançer,

Değişimin sadece yüzeysel olduğunu fark ettim.

Dank etti kafama öz hâlâ aynı seni ve sensizlikleri

Birlikteliklerini bıraktığını görüyor gözlerim.


Son bent

Son rüyada felç oldum

Gözlerini açtığımda ve hareket edemediğimde

Çevredeyken ruhları öldürdüm

Yavaş yavaş geri dönüp beni alacaklar

Onlar hissedecek dünyamı koparacaklar başımı

Kaynayan kan ve ne kadar acı verici olduğunu

söyleyecekler belki de..

Kettle'ın fişini takmayı unutmuşum

Bu bir rüya aleminde..

Bu bir rüya aleminde..

Bu bir rüya aleminde..

Kendime gerçeği söyleyemem!

Bu bir rüya aleminde..

Bu bir rüya aleminde..

Bu bir rüya aleminde..

Kendime gerçeği söyleyemem!

Kendime gerçeği söyleyemem!

Kendime gerçeği söyleyemem!

Gerçek olan nedir siyah bir şarkı mı?

Tatlı günlerin hatrı mı?

Karanlığını sıcak çayına şekerle, gayrı mı?

..Karanlıktan bir anda grileşen bir ev

Gördüm ben bilemedim, kot rengini sevemedim.

Aklıma gölge düşüren bir senden daha bezdim.

Adaletine ar mı kalır cehennem

Cennet arafında

Gölgeler tarafımda..

Tanrılar başucumda..

Seni delirten o illet-i fiyaka

İblise çare olarak üç kulhu bir elham

Vicdanının ertesinde yine saklanır firavun şeytan.