Sıradan bir kafe,

Sıradan bir masanın üzerinde bardaklar

Ama ne sen sıradansın

Ne de yazdırdığın bu kanlı mısralar.


Kulağıma eğilip soruyorsun usulca:

"En sevdiğin renk ne peki?"

"Beyaz," diyorum, dönüp bakıyorsun ayaklarıma,

Fark etmiyorsun beyaz ayakkabılarımın değil kalbimin rengi.


Sanırdım ki kirlenmez beyaz

Sanırdım eskimez ya da pas tutmaz

Oysa en meyilli renkti suça

Ve sevmeyen bir kalp, kalplerin en meyillisiydi pasa.


Mesela beyazdı karanfil,

Canlıydı ve bir o kadar da asil.

Kopmuştu lakin kökünden bir kez

Oysa ben sanırdım ki beyazlar incinmez.


Şimdi karalanmış o sayfalar,

İçine karışmış gözyaşları ve anılardan düşen kanlar,

Beyaz artı beyaz meğer siyahmış, karanlıkmış,

Güneşten habersiz büyüyen bir çocuğun Dolunayı annesi sanmasıymış.


Beyazlara selam, sana sevgi ile...