Dünya sonu olmayan bir zamandan ibarettir. Sonsuz zamana sahip bir evren. Zaman sadece insana mı ait, yoksa evrendeki her şey ona mı tabii? Zaman insanlara hükmeden mükemmel bir güç. İnsanoğlunu yerle bir eden, şahlandıran, bazen zafer kazandıran eşsiz ve büyüleyici bir kavram. Bazen ise bizi zalim kılan kavramdır zaman. Hani derler ya “her şeyin zamanı var” diye. Gerçek bilir kişiler çoğu şeyin zamanını bekler. Gülmenin, ağlamanın, susmanın, atakta bulunmanın, harekete geçmenin… vesaire vesaire…



Bilir kişilerin en büyük zenginliği zamana karşı sabredebilmeyi öğrenmiş olmalarıdır. Onlar sabırla ve zamanla hareket ederler, zamanı bir perde gibi kullanırlar. Zamanı kendilerine tabi kılarlar. Zamanla sinsice dost olmuşlardır. Bir bilgin için zamanı bilmek her şeyden daha mühimdir. Bu durumda bilgin sadece bilgin değil, bir sihirbaz, bir oyuncudur. Sadece bekler... bekler ve bekler... emindir kendinden, öz güvenlidir, aynı zamanda bilmiş olmanın cesaretine sahiptir.


Zamanı bilmeyen, zamanla gerçekten tanışmamış insan ise o her zaman zamana yenilir. Zaman onun için keskin dişleri olan bir çark misali her şeyi parçalar ve atar. Zaman onu bilmeyene zalimdir. Gaddar ve kincidir. Çok öfkelidir…


Her koşulda karşısındakini alt eder. Zamanla erkenden tanışayım desen de boş o sadece kendi bildiğini yapan bir kavram ne erken ne geç… Ne zaman onunla tanışmanız gerektiğini o zaten belli eder. Vakti geldiğinde size sinsice gülümser.



Kendimizi tanımalı, zamanla tanışmalıyız...