bir orman düşlüyorum şimdi zihnimde.

bu yüzyılda yapabildiğim en sivri eylem bu.


çabamı mazur gör,

buna layık mıyım bilmiyorum.

kör bir bıçak bile daha keskindir bu düşten,

biliyorum.


nasıl anlatılır bilmiyorum,

yüzünün tane tane ayrıntıları.

bir orman nasıl can verir bunca ölümlüye,

bilmiyorum.

yüzünden okunuyor, yorgunsun belli.

kaçıncı savaş bu içinden çıktığın,

bilmiyorum.


sana yaklaştığımda heyecanımı yitirmiyorum.

şimdi masum bir mahkumun haklı sessizliğindeki ağırlığı hissediyorum seni düşününce.

bütün yaşadıkların tek bir ana dolduğundaki kadar keskin bir bıçak, köprücük kemiğine

dayandığında nasıl hissedeceksen, öyle hissediyorum.

bir çocuğun sert şakasındaki vurdumduymazlık gibi.

karmaşık, ama bu acıya katlanılır.