Sabahın erken saatleri.

Plastik sandalyesine oturmuş rızkı için çalışan adamlar görüyorum. 

Bir asmanın altında, dükkanında geleceğe dair kurulan hayaller görüyorum. Birazdan küçük kızının bir poşetin içinde getireceği öğle yemeğini; bir yarım ekmeği, birkaç domatesi ve biraz ayranı. Gelecek birkaç müşteriyi de görüyorum sonra.

Akşam olunca evde somyanın üstünde uzatırken ayaklarını o yorgunluğu da görüyorum. Bugünü de güzel bitirdik şükrünü görüyorum sonra

Akşam çayını içerken haberlerde ünlü iş adamının denize nazır evindeki aksaklıkları da görüyorum. 

Akşam haberlerinde yanan ormanları, katledilen kadınları, işkence gören hayvanları, seviyordum hakim bey diyen adamları, çöp toplayan küçücük çocukları, altının fiyatını, doların endeksini...

Ve en sonunda o plastik sandalyede akşamı eden, akşam evine birkaç lokma götürünce şükreden o adamı da görüyorum.