bir ressamın tuval fırçası gibiydi;

fırçayı sürdükçe karmaşıklaşan

sade, yalın anlaşılmaz olan.

gece yarısı yıldızları seyre dalmak;

kirli dünyanın kaçış reçetesi..


mevsimler gelip geçiyor,

kuşlar durmadan uçuyor.

koşar ayak kaçarken,

içimdeki düşünceler sonsuzluğu çağlıyor.


apansız uyanırsam gecenin bir vakti,

gözlerim boşluğa dalarsa;

bil ki, sessizliğe bürünmüşüm.

yarı baygın loş olsa bile odam

gözlerimin ışığına sığınır kalırım.