Neyin nöbeti bu

Bu ateşin gidecek başka yeri mi var?

Niye diktiler beni

Toprak yavaşladı mı veya

Bir dağ gömdüler aceleyle

Durdu dünya 

Şimdi sabitlenen şeyleri biriktiriyorum


Yıkıldım çünkü

Omurumda bir kavun çiçek açtı

Suçum kanunla sabit

Yıkıldım çünkü 

Salladığım kazma sırtıma geçti

Ne dediğini bilmiyorum ama

Böyle üzgün küfür ediyorsa dinlerim

Geceleri annemin boynunda

Gündüzleri elden ele dolaşan dilim

Buraya dibe bakmak için değil

Dibi dinlemek için geldim


Bin atın yürümediği yol

Yüküm sakat

Yüküm onu vursunlar diye bilerek sendeliyor

Yüküm emanet eşya

Yüküm kendini vurdu

Ve yakalanmak istiyor

Sırtım tutunduğu duvarı taşıyan bir sarmaşık gibi kambur 


Dünyaya düştüm yine

İki gözüm ateş

Üstünde üç altın

Kop diye seslendiler ve

Adımı yürümeyi yeni öğrenen bir daldan aldım