Bir at nehre bırakıverdi kendini,

kırlangıçlar kahkahalarını yarıda kesti kızıla çalarken gökyüzü

tavşan sırtını döndü çoktan dağa,

dağ güneşe küstü,

bir arı bir daha yaşam taşımadı başka bir çiçekten,

iki kaldırım arası açmış papatya kopardı yapraklarını,

su ateşi bir daha hiç söndürmemeye ant içti, 

ateş ruhunu şeytana sattı

bir çocuk öldü uzakta,

bir uçurtma astı kendini gökyüzünde

kendi ipine.