gidiyorum ben artık

yanıma almayı düşündüklerimle değil

aklımda ve heybemde olmayanlarla çıkıyorum yola

neyim var neyim yok bırakıyorum ardımda

aşkımı, sevgimi, hüznümü 

arkadaşlarımı ve benliği aslında 

kitaplarım burada kalmak zorunda mesela

yanımda götürürsem olmazmış asla

altı çizili cümleler beni ağlatırmış orada 

nereye gidiyorum bilmiyorum bu arada

kafam hâlâ bende nasıl olsa

nereye gidersem gideyim kurtulamayacağım tüm bunlardan


aslında ayda bir çıkıyorum ben bu yolculuğa

yürüyorum beynimin dar sokaklarında

belki bi' sahaf bulurum da

dinlenirim diye bakıyorum etrafa

ama yok

bütün dükkânlar kapalı

soruyorum neredeler onlar

açıklama yapmıyorlar bana

cevabı sende


bir parka gidiyorum sonra

küçükken bisiklet sürdüğüm parka

dedemi saatlerce peşimden koşturduğum parka

yorulunca da simit alıp yediğimiz parka 

tek arkadaşımın dedem olduğu parka 

orada bir yaren bir dede arıyorum sonra

ama yok

soruyorum nerede dedeler ve kız torunları

açıklama yapmıyorlar bana

cevabı sende


bu şiirime devam etmek isterdim mısralarca

ama yok, yapamıyorum 

belki biraz daha iyileştiğinde yaralarım 

devam ederim o parkı anlatmaya 

ben gitmiyorum aslında

hep o parkta yaşayacağım hâlâ

dedem beni eve getirene kadar

hep o parkta bisiklet süreceğim