Kadın erkek arasındaki nevrotik olgunun adı genel anlamda ilişki olsa da kadınların ''İlişkinin de adı olması'' gerektiği konusunda sevimli ısrarları vardır. Tanışma ve bir iki kaynaşmadan sonra kadınların kitlendiği tek hedef ilişkiye isim koymak hatta yaş 30 sınırına dayanıp sınırı biraz geçmişse erkeğin bilinçaltına telekinezi yoluyla tek taşı göndermektir. Kadın, ilişkiye adeta yeni doğmuş bir çocuk gibi davranır. Geceleri uykusuz geçirir, gün içinde ne yapıyor diye düşünür, söylediklerini ve davranışlarını defalarca gözden geçirir, arkadaşlarına anlatır, bankada sıra beklerken yanında oturan teyzeye dert yanar, manikürcüsüne 'ne yapsam? mesaj atsam mı?' diye sorar. Sonunda ilişkinin diğer tarafındaki kişiye gidip meşhur iki sorudan birini ya da her ikisini birden sorar: Sence bu ilişki nereye gidiyor? Bir isim koymanın zamanı gelmedi mi? İşte erkeği panik atak hastası yapan o sorular için var olan ilişki türlerini kategorileştirdim. Seç beğen al;


Takılmak: Bu sürecin başrolünde keyfin kahyası vardır. Gece "Uyudun mu?" mesajı boldur ama sabah "Günaydın" mesajları pek olmaz. "Niye aramadın, kimleydin?" gibi sorulara hesap verme yoktur. Kafaya eserse ya aranır ya da mesaj atılır "N'aber? Ne yapıyorsun?" yazılır. O mesajın asıl anlamı "Bu gece işin var mı?" demektir. Tercihe göre yemek yenir. O anki ruh haline göre mekanın birinde içilir, dans edilir sonrası malumdur...


Arada bir takılmak: Poligaminin odak noktası olduğu bu türde bir kaç ay arayla buluşup kaynaşılır. Tarafların hayatında genelde birden fazla kişi olur. Bir nevi bedensel zevk arkadaşlığıdır. Kıskanmak, sitem etmek bu ilişki türünün lügatında yoktur.


Çıkmak: Soru olarak sorulunca insanda "Nereye?" diye cevap verme hissi uyandıran bir olgudur. Ancak buna resmi sevgililik de denilebilir. 'günaydın ve iyi geceler' mesajları, gün içinde bir kaç telefon görüşmesi ve bol paylaşımı kapsar. Özel günlerin kutlanması farzdır. Arkadaşlara ayrılan zamandan fazla zaman ayrılması lazımdır. Bazı durumlarda arkadaşlar ortak hale getirilir ki daha çok eğlenilsin ve bir arada olunsun. 'O kızı nereden tanıyorsun? O adam sana niye öyle baktı?' gibi fındık kabuğunu doldurmayan kıskançlıklar makbuldur.


Çıkıyor gibi takılmak: Karmaşık gibi dursa da aslında en net ilişki türüdür. Taraflardan biri ya da her ikisi de beraberken sevgili gibidirler. Yemek yenir, sinemaya gidilir, evde vakit geçirilir, el ele tutuşulur hatta ''Seni seviyorum'' bile denilir. Birlikte değilken kişiler birbirini sevdiğini düşünmez, birbirlerinin akıllarına gelmezler haliyle ne ''günaydın'' mesajı vardır ne de ''iyi geceler'' mesajı.


Sanal ilişki: Bence yaşaması en kolay ilişkidir. Seks dahil her şey sanal ortamda halledilir. Sevgi sözcükleri havada uçuşur. Hatta kişi kendini bu sanallığa o kadar kaptırır ki daha birbirini görmeden evlilik planları bile yapmaya başlar. 'Kocacığım kahvaltıyı yatağa getirir misin?' mesajı atılırken o esnada kalemle tutturulmuş topuz ve cam bezi olma vakti gelmiş tişört ile menemen yapılmaya çalışılıyordur.


Ciddi ilişki: Çıkmaya ek olarak ilişkinin ilerleyen zamanlarında hatun kişi, er kişiyi birer birer evlenen arkadaşlarının düğününe götürerek mesaj vermeye çalışır. Direkt ebeveynlerle tanıştırmasa bile ikinci derece akrabalar artık bu ilişkinin eli çekirdekli izleyicisidir. Tüm bunlara rağmen mesaj alınmazsa hatun kişi tarafından alakasız zamanlarda "Bu ilişki nereye gidiyor?" konulu taciz ateşleri açılır. Mesaj yine alınmazsa son çare tehdittir; "Evlenmeyi düşünmüyorsan beni oyalama. Ay bak biyolojik saatim geçti!"

 

17.11.2014 19:23