“Kendimizi öldürmeye değmez çünkü kendimizi hep çok geç öldürürüz." der Cioran. Mutlak doğru bir tespit.

Sevgiye, aşka, umuda ve dahi kendimize geç kaldığımız gibi ölüme bile geç kalırız. Hâlbuki ne dakik varlıklarız değil mi?

Mutluluğu ararız kaostan bu yana. Sahi mutluluk nedir bilen var mı aramızda?

Hep koşar, hep koşar ve hiç durmadan koşarız hâlbuki değil mi? Ne nereye koştuğumuz, ne kiminle koştuğumuz bağlamaz bizi. Bizler hep koşan ama hiç yetişemeyen ve hep geç kalmış ve geç kalmakla yetinmeyip bir de zafer naraları atan insancıklarız.

Tüm bu sansasyonel karmaşanın ortasında Cioran, tek tek anlatmış insana; doğmasının sakıncalarını bu kitabında. Okudukça hazin bir pişmanlık kaplıyor içimi, doğmuş olmanın pişmanlığı...

Ve inadına yaşamak gerektiği en yavaşından, usul usul, mağrur ve umutla.

Ve ekler;

"Keşke insandan önce doğabilseydik!"