Bu fotoğrafı aklına kazı,

beni düşürdüğün bataklığı.

Kimse görmesin istedim bu kez,

gözlerimin altındaki morlukları.


Gördüğüm en kirli sokakları,

Bir camiinin ıssız yerinde,

çökmeye gelen keşlerle savaşımı.

Bir kadındım oysa ki,

ama vermedim ona eşyayı.


Gömdüm içime sessiz çığlıklarımı,

madde etkisi altındaki gözyaşlarımı.

Kimse görmeyecek yaşananları..

Gizli saklı kırık evlerde,

geçirdiğim gece yarılarını.


Bu fotoğraf aklıma kazındı,

korkum kendim değil, anlayacakları.

Saklandığım, bir evin çatı katı,

oysa severdim küçükken saklambaç oynamayı.


Canlarını emanet edecekler,

sakladı paralarını.

Bu oyun gizli oynanmıyor,

anladım sonraları.

Duman altı oldu çatı katı.


Adıma şiirler yazıldı,

umudum bataklığı kurutmaktı.

Deli cesareti ya,

tek ihtiyacım olan görülmekten yakaladı.

Tutundum ellerine bir şairin,

oradan çıkaracaktım.

Hesap edememiştim,

o bataklıkta boğulacağımı.

Çünkü bana şiirler yazılmıştı!


Aynaya dedim bu kez:

Bu fotoğrafı aklına kazı.

Her düştüğümde dönüp baktığım,

bir anı olarak kaldı.

Bir bataklıkta boğulma anımı,

cesaretim ve gücüm yapmıştım.

Oysa bir torbacı bile demişti,

"Terk edin artık bataklığı"


(12 Ekim 2023, 20.47)

Fotoğraf: 8 Aralık 2020, 03.23