Elime çalınıyor bir mektup

Sararmış ve yaşlanmış biraz

Ordularım toplanıyor zihnimde

Arkamı dönsem beni vuracak

Çocukluğum, iki elinde iki bıçak

 

 

Eski bir aşktan kalma süslü kelimeler

Bolca yazım yanlışları

Yüzünü sevdiğim zamanlar demek ki güzelin

Entelektüel birikimsizlik kurbanı bir gençlik

Ateşi başında

ve dumanı tütüyor pişmanlıkların

 

 

Bütün bunların arasında

Altıncı yüzyıl yolculuğu gibi

Bir sevda türküsü dilimde

Çaldıkça o içli ıslığı

Topluyorum şeytanlar konseyini

 

 

Rakı dolduruyorum bir kadeh

Sigaramı unutuyorum küllükte

Ve yenisi kendini yakıyor

düşündükçe geçmişi

Utanıyorum aniden

Ve biraz daha sararıyor bıyıklarım

 

 

 

Uzatıp elimi, uzanıp rüyalara

Usulca can veriyorum Zeki Müren'e

Bir ihtimal daha var diyor

-Hayır ölmek ihtimal değil, gerçek

Elbet bir gün kavuşacağız, diyor sonra

-Hayır, diyorum

Eskisi gibi olamayız

 

 

Toplumsal şiirler yazasım geliyor bir anda

Hırsla doğruluyorum yerimden

Hınçla sevilmediği gibi

Hırsla da yazılmıyor

Kelimeler birbirini dövüyor zihnimde

En sonunda hepsi bitap düşüyor

Kağıda akmaya mecali kalmıyor hiçbirinin

 

 

Bu kırdığım kaçıncı kalem

Senden sonra

Bilemiyorum

Surları bir bir devriliyor kalemin

Ordularım toplanıyor gönlümde

Semaya bakıyorum

Semaya

Sema

 

 

Dağıtıyorum orduları

Yerle bir ediyorum kalemi

Kırıyorum kalemleri

Semaya baktım ben

Başımı kaldırdım

Ayaklarıma dolanma ey ölüm