Ah şimdi ölsem

Kaç kişinin içi ferahlayacak

Bu sokaklarda bir dizi insan

Hiç ezber yapmadım

İki nefes sonrası bir vergi kaybı yaşanacak

Bak gör

Son nefesim ay sonu yeni sille memlekete


Haha 

Bilmez misin

Ayın kaçında öldüysen foyası biraz bekler Azrail'in

Sonraki ay ille gelmeli

Birilerinin boğazına yapışmalı faturalar

Vergi memurları çay pişen odaya bile dalmalı


-Bazı durumlarda ocak falan da gidebiliyor-

Haha

Bilmez misin piknik tüpünde üç öğün yemeği

Tek duşu olan eve on baş gibi olur

Tüm güne tek tip ocak.

Bi' dolu kangala tek su kabı vermek gibi

Biri birinin kulağını koparacak


Bilmez misin

Urfa'da kurşun atana da haciz

Meçhul askere de

Çürük insana da

Belki icra memuru en yakın dostundur da

Görev başı yorulur

Belki yorulur senden bir cigara ister

Kalan tabure varsa oturmuşsundur

Attığın tokat değil şaplak gelir böyle düzene

Bilmez misin


Küfür etsen ne fayda


Her tek çift ayakkabısı olan da

İki çifti olan da

Tek vergi

Bilmez misin

Ölen babaya minibüs yolu mezar aramayı?

Belki kapanan telefon belki hiç yok kontör

Yoldan geçenden arasan

Ayaküstü başın sağ olsun

Ayaküstü bu neydi şimdi


Bilmez misin

Hepimiz iki göz çukuruyuz aslında şu dünyaya

Bir çift göz değil

İki göz çukuruyuz

Ben bunu da seni gördükçe öğrendim

Görmek,

Gördüğünle kalmıyor ve kal sağlıcakla

Giy pabucu

Gördüğünle kalmıyor ve yaslan duvara

Kapıyı dinle

-evi yani

-artık içinde olmadığın

Ben bunu seni gördükçe anladım

Gördüğümün yani bana gösterilenin ille bi' ardı var

Nasıl yorulmuyorlar anlamıyorum, tek çocuk kalan benim şu körebe hayatta


Hepimiz iki göz çukuruyuz şu dünyaya

Ya birbirimize güvenmiyoruz ya gıybet en tatlı baklava

Kapıcının hanımı en çok da yere saçılan salyaları temizliyor ya

Bilmez misin

Kocası bir kere çiçek almamış ona


-O da kesin babasına çekmiştir


-Aha

Gıybet, dur

Saçılma gömleğe yakaya


Bilmez misin işte

Gördüğünle kalmıyor

Yargıladıkça ben değişiyorum

Ya öyleyse tutuyor ellerimden

Beni götürüyor ya böyleyse'nin yanına

Kararsızlığa peşkeş çekiyorum

Kararsızlığa selamünaleyküm


Eğer kenara atarsan

Ya da atarsam, atarsak

Atarsanız

Hepimizin evinde koca bir anı dağı var

Beynine sığmayan çöplüğü

Tabii kendi evin varsa

Kirada olana yine bir avuç maaş

İki kazan vergi...

Ev sahibi hiç izin verir mi anı dağı yapmaya?

Hele ki bıyığı dahi kokuyorsa


Şimdi karşı karşıyayız

Kollarını ovuşturmana bu konuya nereden geldik diye soruyorsun

Saçlarını henüz kesmiş gibisin fazla belli oluyor


Ah şimdi ölsem

Cenazem olursa fazla süslü gelme

Olmazsa da biraz yaşlan


Çünkü bilmelisin

Her şey ölene kadar ya da susana

Gördüğünle kalmıyor, gördüğünle kalmıyor

On-on beş dostum vardı mezar mermerine parlak ayna

Yüzlerini seçersin,

Belki kahve içersin akşama

Ölü arkasından iki salya

İki tükrük kahve

İki gıybetten kara çerçeve güneş gözlüğü

Belki saçına,

Saçından kara eşarp.


İşte 

Gördüğünle kalmıyor ve ben insanlara güvenmiyorum

Anı dağına yaslananlara inat kendiminkini sırtlamışım

Belki iki nefese kalmaz bir vergiye veda memleketim,

Bu görevi daha taşıyamadım özür dilerim

-Demeyeceğim

Ey günahın bile hırsızı, vatandan pişti olduğum insanlar,

Hatta sen bıyığı bile kokuşmuş ev sahibi

Buyur gel sen de mezara

Cehenneminde İstanbul manzara sana...


Şimdi karşı karşıyayız

Bütün bunları neden sayıklıyorum, sormaya sesin var

Ve sesin biliyorum

O en ıssız kenarında senin

Çıplak betona oturmuş

Bazen varlığına bile utandığın anları hep ben yaşatıyorum, kendimi affettireceğim

-malum haciz bırakmadım eve ocağa

Seni sevdiğimi de unutma hiç söylememiş olsam da

Mutfakta gazete okuyordum, sokakta muhalefet, salonda yol tıkandı kaşlarım

Hep bi' gergindi benim omuzlarım

Yüreğime ağır gelen, şunca Türkçeye, yüz yıllık mevtaya da sığmaz

Kusura bakma.

Evin neresine bi' dantel asmak istesen yeri hep bi' haşin dik başla doluydu

Kafasını koparmak ama hapse de girmek istemediklerim evimden sahne bileti aldı n'apayım

KDV bile sormadılar bana...


-Başım bulanıyor

-Başım uykusuz, sarhoş...


Ah şimdi ölsem

Kaçınızın içi ferahlayacak

Ne kadar yer tutabilirdim ki hayatınızda-derken

Kendi gözümde de büyümekten korkuyorum

Genç yaşta bunamaktan korkuyorum

Yine de bir ihtimal

Hadi bir ihtimal

Şu kolumda saatin pili bitmeden

Tüm bu bulutlar edepsiz çocuk gibi koştururken

Yıkılsam halıya

Ah 

Şimdi ölsem


Fark eden olur mu

Fatura dayanana kadar kapıya...