Bir tutku kelimelerle nasıl ifade edilebilir? İnsanın bazen sınırları zorladığı, kendini bile tanıyamadığı güçlü tutkuları vardır. Şu ayrımı yapmadan da geçmeyelim, bahsettiğimiz tutku bir takıntı ya da anlık zevklerden oluşan bir tutku değil. Bahsettiğimiz tutku, Mecnunvari bir anlayışta tutkudur. Yani bağlanılan her ne ise artık onun da ötesine geçmiştir duygular. Psikolojide bunu Obsesif Kompulsif Bozukluk olarak tanımlıyorlar. Sağlıklı bir yaşam şekli değil elbette, insan sosyal bir varlık nihayetinde ve "bir" şeye bağımlı hale gelmesi hem zihinsel hem de fiziksel bocalamaya sebep olacaktır.


Flaubert'in henüz 14 yaşında yazdığı Bibiliyomani adlı öyküsü, İspanya'da gerçekleşmiş bir olayın kurgulanmış hâli. Henüz o gencecik yaşında böylesine büyük bir tutkuyu böyle etkileyici kelimelerle ifade etmek de sanırım Flaubert'in saf yeteneğinin göstergesi. Yazar olmanın adeta DNA'sına işlenmiş olduğunu gösteriyor bize bu eseri. Kısacık bir öykü Bibliyomani, gerçekten de bir solukta bitiveriyor. Ama etkisi ve yeri bambaşka bir seviyede.

Tutkusuna sadık tüm Bibliyofillere selâm, bilginin ışığı bizimle olsun!