kasım yaprakları buzlanmakta,

bira fıçıları feylesof dertler üstleniyor.

kış gürültüsü rahatlatıyor insanı.

kasırgalar kuşatıyor başımı serkeşçe.

 

çelik tellerle sarılıyor her hücrem,

içim boşluğu kemik kazıklarla dolu.

kayalıkta biten ağaç kadar bağlıyım hayata.

yarınlarda sonumuz saklı budak budak.

biliyorum, ölüleri kabul ettiğindendir,

toprağın mütevazı kokusu.

 

çelimsiz kollarımız bulutları delemez.

her birinizin kalbine kırgınım.

çok kişiler saklıdır eski şarkılarda.

“radyonun keşfinde durmalıydık” derler.

şayet bokunu çıkarmakta üstümüze olmasaydı.

 

nahoş güdülerimizi sökemedik ya genetikten,

şimdilerde uzay bize kucak açmaya korkulu.

karga tulumba hisleniyorum bu sıralar.

gün doğana dek yeni aşklar yeşertirim,

şehvetimin doluluğu hepsinin güzü olur.

 

kalbimde saklı hakaretler yetiştirdim,

küfürlerim ana rahminden beridir.

alışığım günlerimi iblisle geçirmeye.

yosunlar denizin saçlarıysa okşanmalı.

kuşluk vakti boğazıma çökmesin dilerdim.

sicilya’da yolu selvi dekorlu evlerle

ömrümün denize kıyısı olsun isterdim.