parmak uçlarıma emanetim

götürün beni buradan

değmesin fakat topuklarım yere

bir kapı dahi gıcırdamasın ardımdan

vedaya sığacak kelime kalmadı dimağımda

tut aklında mutsuz ayrılıklardan kalmış ezbere cümleleri

meçhuldür

hangi yüzyılda kimin kime söylediği.


ellerime emanetim

sizin işiniz değil veda bundan böyle

kalkmayın yerinizden, durun.

yalnız paslı kulpunu tutmakla mükellefsiniz tahta bavulun

bir de

askıda kimsesiz,

renksiz ceketi omzunuza atıp gitmelisiniz.


dizlerime emanetim

bağlanmayın öyle olur olmadık yerde

çöküp köşe dibine

birleşmeyin sessizce.

ağır ağır yürünür yollar sonbaharda

yapraklar incinmesin.

kördüğüm etmektir bağınızı son çare

velev ki yeltensin biriniz geri dönmeye.


allah’a emanetim

yoktur elimde kalbimden başka ganimet

anladım, değilmiş

ne mühim bir deve yükü kıymet ne de en güzel elbise merhamet.

parmak uçlarım, ellerim, dizlerim.

kalamamışız biz buralarda

gitmekmiş meğer bize en büyük servet.