Kitabın adından da anlaşıldığı üzere ana karakter Werther’in üzerinden dönen bir kurgusu var. Werther’in katıldığı baloda kendine eşlik eden ve o sırada tanıştığı Lotte’nin hayatına girmesi ve ilerleyen günlerde, ona olan karşılıksız aşkını, arkadaşına yazdığı mektuplarla dile getirmesinden oluşur. Okuması çok keyifli ve geçmişinde aşkın zevkine varmış olan kişiler, içinde kendinden parçalar bulabilir. 126 sayfanın her cümlesinin ayrı tadı var, en çok altını çizdiğim cümleler de muhtemelen bu kitapta bulunuyor. Kanımca kara sevda kitabı demek de mümkün. Ancak kitapta hoşuma gitmeyen tek husus sonlara doğru mektupların bitip araya üçüncü kişi anlatımının girmesi oldu, biraz sıkıldığımı söyleyebilirim.