Gökyüzü cigerime doldu bir an,

Hiç böyle nefes almamıştım önceden. 

Heyecanımdan mıdır nedir 

Onu biraz tutmak yerine

Üfleyiverdim.

Tutamadım.


Kıskanmış olmalı ki 

Bir daha uğramadı buralara.

Kapandı da kapandı.

Sonra yüzümü ıslattı.

Baktım ona,

Yukarı.

Sanki,

Sanki geleceği görmüş de

Bana anlatır gibi

Sildim yüzümü üzerimdeki kazağın 

Tenimi yakan kumaşıyla.


Sonra esti geçti içimden,

Önce küçük rüzgârlar

Hafif yumuşak...

Sonra fırtınalar hiç durmayan 

Yüreğimi,

Bir sağa bir sola vuran


Sonra,

Sonra ne mi oldu?

Haklı çıktı.

Ne bir daha öyle nefes aldım 

Ne yağmur değdi yüzüme 

Ne de rüzgârlar


Yüzüme gülüyordu arada

Özgürlüğüme kavuşmama  

Ama ben ona söyleyemedim nedenini.

Sadece içimdeki yağmur

Anlattı yüzümü ıslatarak.

Sonra sildim yüzümü 

Kazağın tenimi yakan kumaşıyla.