gündüzleri yoksun

gündüzler güneşin bir yapraktaki

soluk dansı

bir kasımpatının gölgesinde

serinleyen bir damla su

gündüzler hafifim

sensizim

gün yavaş yavaş dönerken geliyor

hayaletin

odanın bir köşesine

beni izliyorsun

ben de seni rüyalarımda takip ediyorum

rüyada evlerin kapısı yok

izinsiz geliveriyorsun

başına buyruk

kaç yüz gündür görmedim seni

yine de titrek bir mum alevi

gibi diyemem gözlerine

gözlerinle öldürüyorsun beni

rüyalarımda

zorundayım diyorsun

değilsin