Yokluğun arsızca dizlerimi döverken sesler kesilir,

Bu geceden böyle usul usul akan sessizlik,

Kim bilir, kime göre ne.

Bana sorarsan gizil bir riyakârlık,

Bana sorarsan,

-ki hiç sorma; gizil bir utançtı ardında bıraktığın-


Zaman akar, sular durulur

Bakakalırım ben giden günlerin, gecelerin ardından.

Nereden gitsek yüreğimizde bir çığlık

Nereye gelsek uzakların esintisi kulaklarımızda

Hislerimizde anlamsızlığın karmaşası,

Basite indirgenmiş cümleler taşıyoruz düşüncelerimizde.


Ben bir balığım buzul çağının denizlerinde

Sen de benim suyumsun.

Balık olduğumu görmezden gel,

Sen bir balığın bile ezberinde kalırsın.

En bulunmaz denizlere rağmen sen benim incimdin.

Fakat ben en çok senin sularında, senden incindim.


Bir yıldızdın sen, gökyüzündeki yerine tutunamayan.

Kayıp giden, zamandan ve mekândan.


Bu dünya bağrında barındırdığı güzellikleri yitirdi.

Ama sen yaşıyorsun hâlâ.

Bundan böyle hafızam senindir,

Bütün unuttuklarıma yazabilirsin kendi adını.