Sonsuz evrende birbirine dolaşmış ruhlar arasında en’lerine ulaşmaya çalışan, bireysel zevkler ve hayaller peşinde koşarken ucu bucağı olmayan tren vagonları gibi dolanıp duruyoruz demir rayların gıcırtısıyla durmaksızın. Her vagon bir hayat, her vagon başka bir hikaye… Bazı vagonlar boş, bazı vagonlarda nefes alacak alan yok, bazıları bazılarından çok farklı. Bazı vagonlar da günlüklerini sizin doldurmanız için bekliyorlar. Yazılmayı ve okunmayı bekleyen kocaman bir tarih var genlerde akışı kesilmeyen. Nerede yazılır hangi dille anlatılır bilmiyorsan bütün dilleri yok et ortadan. Sınırları kaldır; görmeni, duymanı ve algılamanı zorlayan tüm sınırları… Kendini de kaldır kendi önünden bir ağaç olma, bir taş olma sen hiçbir şey olma! Her şey olmak isteyenlere karşı görünmez ol, seni görmesinler, fark etmesinler sen “ol” sadece; sınırlandırma ruhunu, bir kabuğa evirme tenini! Yok et etten duvarları. Dünler bugünler yarınlar gibi yok ol. Hiçbir şey ol hiçbir şey kalmadan.