Mükemmel olmak için çabalamaya ne gerek var, varsın her şeyde ikinci olalım, birinciye en yakın ama birinci olmayan, varsayılmayan ve hatta görülmeyen... yaptığımız işe devam ettiğimiz ve ondan keyif aldığımız sürece birinin takdirine gerçekten ihtiyaç duyacak mıyız? Mükemmel olmak ânı yaşamamak geleceğe bağlanmak demektir, gelecek yaşandığında ise yine gözlerinin çok uzakta olması demektir. Anı yaşamadan ve hatta o andan nefret ederken elimize ne geçecek?


Mesela en iyi kameraman çektiği manzaranın keyfini sahiden çıkarıyor mu? Yoksa çekeceği fotoğrafın insanlara ulaşmasını mı istiyor, belki de fotoğrafı çektikten sonra manzaraya bir kez bakıp arkasını dönerek fotoğrafı yetiştirmeye çalışıyordur, oysa bir yarışmaya milyon kez katılabilir insan, yaşadığı ana ve manzaraya ise tekrar dönme ihtimali yoktur, havanın sıcaklığı değişir, gökyüzünün rengi, hemen ilerde duran sincap gider yerine gelir tilki. İnsanların beğenileri ise hep bir yerde durur bekler. Ortaya attığın her şeyde görebilirsin bir insanın fikrini ve onun gözündeki sıralamanı fakat bir insanın gözünde birinci olmak neye yarar? İnsan topluluğu geçmişte bir yazarı yüceltti bugün başka bir yazarı ve hatta bugün aylar içinde değişiyor gözde olanlar, ne eseriniz kalıyor akıllarda ne de siz ve hâla ânı yaşamak bize ağır geliyor belki de. Acımızı bile örtmeye çalıştığımız bugünlerde hiçbir işin eri olmalı, insan belki de doyasıya yaşamalı, ağlamalı, gülmeli ve seyre dalmalı.