Geldik yine o bilindik iç sıkıntısına, yürek parçalayan, can acıtan.

Dönüşümün sancıları katlanılması güç gelebiliyor bazen.

Çektiğim sigara dumanı anlık bir nefes olabiliyorken baki kalıyor hüznümün derin ağırlığı.

Geçmişin deneyimleri sırtımda yükken nasıl ilerleyebilir bu garip beden.

Ses ver bana son bir kez daha temas edebileyim.

Yalan tesellilerde avuntu bulurken,

geçmişin ve geleceğin olabilecekken,

varlığında mutluyken,

sonsuzluk girdabında yokluğunla kaybolayım.

Olsun yalnız kalayım.

Bu sefer de edebi sürgünümde tekrar tekrar kendimi bulayım.


Su olayım,

Engin denizlere oradan okyanuslara akayım..

Ateş olayım,

Hem yanayım hem de yakayım..

Hava olayım,

Bir yaz meltemi gibi serin ten okşayıcı ya da kar fırtınası gibi çetin ısırıcı..

Toprak olayım,

Olanca gücüyle sarsıcı ama bir o kadar da sarılarak kucaklayıcı..


Hem sevgiyi hem nefreti,

Dünya da ki iyiliği ve kötülüğü,

Enerji emici kendini bilmezlere karşı hayat dersi,

En çok da ben sadece ben olayım kafi.