Duygularımın putunda kıramadığım

bir şey var

Kavrayamadığım kimyasını acının ve acısızlığın

İnkâr boşluklarında bir tiz ses olan kalbim

İmkânsızlığın ezgisini söylüyor

Bir şey var içime vuran

Darp edilmiş hainiyim ülkemin

İhanet ettim kendime, alın kellemi!


Sonu uçuruma giden bir yolda

Dilimde kimsenin bilmediği bir yara ile koşuyorum derinime meczup gibi

Bir şey var, olmasaydı

Ne diyebu denli solardı bahçemde

Kan kırmızısı gözlerim

Boğazımda düğümlenen bu mana ile konuşuyorum şimdi hiçliği kuşanarak

Boşlukta bir hırıltı olan sesim

Kısıldıkça kısılıyor içime doğru

Bir şey var aklımın mihengini oynatan

Kanımı gıdıklayan fotoğrafların renginde

Yorucu bir savaşın sonrası ertesi gibi hüzün

Güneşin sırtına saplanan bıçaklarda olan

Bir şey, asla sırrını erişemediğim