Görünmez kanatlarım var benim

Uzaklara gider gelirim bir akşamüstü,

Kimseler görmez, ruhu duymaz.


Vaşaklarla koştururum savan topraklarda,

Hiç görülmemiş bitkiler keşfederim,

Gün batımını izlerim Zümrüdüankayla.


Hasbihal ederim Deli Dumrull'a.

Ferhat'ın Şirin için deldiği dağdan geçerim,

Mecnun'un aştığı çölleri aşarım.


Hala gözyaşı kokar oralar,

Kulağıma çalar her geçişimde figan,

Asır yıl geçse de aşk tüter toprağı.


Her kanat çırpışımda sevdanın, bağlılığın yellerine

Bir mil öteye savurur beni rüzgar.

Eskinin adamı değilim ya, dağı taşı hemen anlar.


Kaldı mı böyle seven, kıymet değer bilen

Sevgili uğruna ölüm de olsa sonunda, sabreden

Aşkını sürur içinde mahir ellerle semaya işleyen


Mûtena sözlerin yerini alelade sözler aldı.

Gönlü hoş eylemeyen, gönül yerine göze hitaben

Gupse yürekler kalmadı, sevmenin hakkını veren


Hiç değilse kanatlarım var benim

Gider şahit olurum kadirşinas kalplere,

Gözlerim buğulu müteselli olurum yüreğime.