Ben mi eleştirilere gelemiyorum yoksa eleştiriler mi üslupsuz? Bunu düşünüyorum kaç gündür... Bir anlam veremiyor muyum yoksa vermek istemiyor muyum, orası meçhul.


Geçen gün oldukça seviyesiz bir üslupla karşılaşmanın şaşkınlığı içindeyim. Her türlü eleştiriye açık olan ben ve gelen eleştiri karşısında ne yapacağını bilmeden savunmaya geçen bir ben gördüm sanki. Aslında kendimi övmeyi hiç sevmezken üslubumu biraz kendini över gibi buldum. İnsanlık nereye gidiyor; anlamış değilim. Herkesin özgün düşüncelerini paylaştığı bir ortamda bir insana “sen artık falan konuda bir şey paylaşma” demek nasıl bir üslup? Cevabını bulamadığım sorular arasına eklenebilir bu durum. Bazen insanlar arkasını düşünmeden hareket ediyorlar. İnsanız aslında, her şey bir hataya bakar.


Beğenmeyebilirsin, hatta nefret bile edebilirsin ama saygı duymak hepsinden evla olmalı. En azından ben böyle düşünüyorum. Keşke herkes benim gibi düşünse. Şu yaşıma kadar kimseyi kırmadım. Beğenmediğim şeylere hiçbir zaman sesimi çıkartıp da “bu hiç olmamış” bile demedim. Galiba herkesi kendim gibi sanıyor, öyle görmek istiyorum. Ama hayat ben planlar yaparken başımdan geçenler oluyor hep.