Ölümcül sorularla yaşıyoruz, bazı düşüncelerimiz bizi öldürecek. Zihnimizde takılı kalan, cevaplanamayan, deştikçe daha da yaralayan düşünceler.


Ben bugün öğrendim katil olmayı, bir insanı tanırken ona yüklediğim anlamlar altında ben bugün ezildim, sırtıma bir taş koymuşlar gibi nefessiz kaldım, bugün öldürdüm kendimi. Aldım bir meyve bıçağını acı çeke çeke düşüncelerimi deştim, karşıma koyduğum duygularımı tek tek törpüledim; kör bir bıçak, acınızı en az beş kat arttırırdı, seçtiğim bıçak da kördü tıpkı benim gibi, insanların düşüncelerini göremediğime yanıyorum, görür gibi oldum, gördüm sandım. Yanılsamadan ibaretmiş yaşadıklarım.

Ben bunca birikmiş yalanı ben bunca birikimiş acıyı şimdi kimin ellerine bırakacağım?


Katil oldum ben bugün, kalktım ellerimi yıkadım sonra. Öldürdüklerim ellerime yapışmış hep, kurtulamamışım hiçbirinden, öldürürsem kurtulurum sandım; suçlu ben değilim sayın yargıç, inanın suçlu ben değilim.