Kaybetmek; sevdiğin bir eşyayı, insanı, kendini...


Kaybetmek kavramı devreye girdiğinde nesneler anlamını yitirir. Özne de fiilin içinde erir. Artık tek önemli olan fiilin kendisidir


Kaybetmek duygusu içinde binlerce duyguyu daha barındırır. Korkuyu, hüznü ve en çok da umudu... Bir şeyi kaybettiğinde içindeki o korkunç endişe kaplar tüm ruhunu.


İçini kaplayan o duygunun esiri olursun artık. Benliğin kendinden uzaklaşır. Sadece kaybetmek fiilinin öznesi olarak kalırsın hayatta.


Her kayıp önceki seni yok eder. Yeni bir sen yaratır. Herkes kaybettiği şeylerin yarattığı bir şeydir aslında. Seni senden alan da seni sen yapan da kaybettiklerindir. Her şey zıddıyla var olur ya; sevinç ve hüzün, yaşam ve ölüm... Seni de var eden kaybettiklerindir.


Ne kaybetmiş olduğundan bağımsızdır kaybetmek. Aynı zamanda kaybettiklerin her şeyinle bağımlıdır da. Ya sen ona ya o sana...


Kaybetmemek diye bir şey yok.

Kaybettiklerinle yaşamaktır hayat. Hem en büyük yenilgindir önceki sen için, hem en büyük zaferin şimdi ki sen için.


Kaybetmiş olmaktan hem yaralanmış hem de sağalmış olarak çıkarsın.


Evrenin değişmez yasasıdır kaybetmek. Mesela Adem cenneti kaybetmese dünyayı tanır mıydı yahut İsa çarmıhta hayatını kaybetmese onu tanır mıydı dünya? Ya Dostoyevski kumarda kazansaydı...


Kaybetmek salt kötü değildir, salt iyi de. Hayat gibidir, gridir.


Kimi zaman ciğerine batışı nefesini keser, ağlamak ister ağlayamazsın. Kimi zaman durdurup seni derin derin nefes almanı gerektirir kaybetmek.


Sıkıştığında kaybetmiş olmana, kaybetmiş olduklarına sarılırsın. Umudundur kaybettiklerin. Her iki anlamda da. Rahatladığında yabancılaşırsın onlara.

Kaybetmek nedir, nasıldır, ne zamandır bilemezsin. Kaybettiğinde anlarsın ancak.


Kaybetmekten tir tir titreyerek korkarsın, yine de kaybedersin. Belki en çok o zaman kaybedersin. 


Kaybetmeyeceğine büyük bir inançla bağlandıklarını da kaybetmedin mi sanki?


Kaybetmekten kaçamazsın. Yaşamak gibi, ölmek gibi... Yaşamı seçmedin ama yaşarsın, ölümü istemezsin ama ölürsün, her defasında kaybettiğin gibi.


İhtimal değildir kaybetmek.


MUTLAKTIR. 


Hakikati bulmak için yaşar ya çoğu insan oysa hakikat kaybetmekten başka nedir sanki. Ki La İlahe İllallah diyerek iman ederken bile önce tüm Tanrıları kaybetmen gerekmez mi?


Kaybetmek kadar kaybı kabullenememek de işin bir parçası. Kaybetmek de kaybı kabullenememek de yaşamın aynası.


Bulup bulup kaybetmek,


Kaybederken bulmak,


İçinden asla çıkamayacağın devinim.


Sonsuza kadar yankılanacak haykırış.


Bağışla beni ey kendim,


Seni sürekli bulup bulup kaybedeceğim.


Belki bir gün


Ve yalnızca bir an


Seni bana verip


Yine aldıktan sonra dinleneceğim.


17.02.2024