Ölümlü bir tay geçerdi her sabah

Bu manifaturacının kabrinden

Bak bu simsarlar hep olurlar buralarda

Tayı da vururlar, birbirlerini de

"Yumruk kadar, simsiyah bir tayın için"

Ve elbette bu deyiş seni yorar sevgilim.

"Sus" demenden iyidir susman

Ki ben iran müziğiyle pekiştiririm seni.

Bir anne doğurmuş tayı bir ekim sabahı.

Söylesene manidar sözlerime ek olarak

Bir gün ben de okuyabilecek miyim Mim,

Tayları?



Kaydırakta epey bir kız çocuğu vardı ve ben

Kardeşimi bulup morartmakta

Epey bir zorlandım.

Salt ve mat siyah biniciler toplattım

Kalk ve bak ilah biniciler korkmaz mı?

Bence korkarlarmış.

Aşkımız da salt ve mat.

Epey bir benzeşlik gösterirdi zaten

Benim nenemle dağdaki neneler.

Gıyabında seni karıma çıtlattım.

Elde tüfek beni Ankara'dan

İstanbul'a kahkahalara boğdu.

Ben de onu boğdum ve şu an elimde

İkisi çocuk sekiz kız bebek cesedi var.

Eh, n'apalım biz de

Abdestsiz durmayalım cenaze duasına.



Erguvan patlat bana bir kayalık dibinden

Sana bakıyorum ve ay tutulması.

Hicaz mırıldanıyorsun:

BEN SENİ AYNI ORANDA SEVİYORUM.

Ben seni aynı oranda sevemiyorum,

Nasıl olur bir bedevi çiftleşmesi buzullarda.

Bir Endülüs yiğidi kestirmiş dilini

Cümleleri de dolu allahla

Dolu cümleleri;

Allahla dolu.

Ve ben sana orantısız yükseliyorum

Matematik hapsolmuş durumda

Bu durumda sen beni seviyorsun ya hani

Benim atinada dolaşmam elde lambayla

İşten bile değil.



Allah yoksa bu huzursuzluğun sebebi ne?

Ben sana orantısız teşekkür ediyorum.

Hemen hemen her vakit, hemken.

Bir daire çiziyorum dahası bu piçin defterine,

Hemen kümelerine ayırıyorsun ellerimi.

Lütfen beni morartma.

Arta kalan setleri tamamlarım

Hem de ellerimle.

Bana inanmıyorsun.

Biliyor musun sevgilim allah değilim ben.

Belki çıkar bir alim çocuğu,

Teselsülün iptaliyle pekiştirip kendini,

Beni sana.

Beni sana kanıtlayabilir belki de sevgilim.



İsa derviş katledermiş ailevi deyişlerde.

Ve ben orantısız bir anarşist huyun

Kapalı istiaresiyim sevgilim.

Bunu dillerimden defaatle işittin.

İş işten geçmedi daha yarattığın konumdayım.

Tanah'ın başmeleği gibisin bu ıssız gecelerde.

Sımsıkı tutup okumamı istiyorsun alın yazını.

Alın yazısıymış.

Muaviye Ali katledermiş musevi deyişlerde.

Bak bunu da bir kahp'oğlundan öğrendim.

Haberin yok ölü öpüyorsun sevgilim her gece.

Alaylı gassal yapacağım seni bu gidişle.

Zira "Bu gidiş nereye?"

Sevgilim, ben elbette sana orantısız geliyorum.



Oysa ki ben

On günde depolayıp seni su kuyularına,

Ayrı kaldığımız baharlara pay edicektim.

Yanıldım ve şu an elimde bir parça toprak.

Sevgilim inanmazsın ama,

Spontane ölüm daima hayat kurtarır.

Sana garip bir şey daha lakırdayayım,

Ölüm üzerine çok düşünüyorum son yıllarda.

Zira bu

Yanımda olamayacağın tek senaryodur.

Düalitenin ürünüdür bu da, belki bilmezsin.

Düalitenin ürünüdür bu da belki, bilemezsin.

Afaki bir ideanın mahsülü olan bu

Anarşizmden ideal mahmur anadolu

Bundan bihaberdir.

Ve dahası

Ben neden hala "biz" olmanın peşindeyim?



İşte tam böyle zamanlarda,

Bu gemi konformistlerle doluyor.

Bu da demek oluyor ki

Konfüçyüs davet metodunu geliştirmeli.

Ben artık bütün yeminlerin başında

Seni anıyorum.

Bir anarşistin huylarını taşıyorum.

Babam beni orantısız yeriyor

Ve babam beni düzenli olarak geriyor.

Uyuyan bir file çatıyorum, dört yıl önce

Takriben.

Olayın içindeyim fiilen ve tercihlerim

Bu dönemlerde bana ait oluyor dinen.

Böyle zamanlarda aileme karşı

Devlet tanımazlardan oluyorum.

Rabbim ortamı dağıt ben pekala topluyorum.



Neyse ki peygambermiş konfüçyüs.

İyi anneler doğurur

Bir ekim sabahı kırgın tayları.

Nenesi ölü nebiler ölür yollarında.

Kırmızı kotumun iç cebi ceviz kabuğu

Ve ben karşılıksız sevgi nedir,

Elbette bilirim sevgilim.

İki şiirin geçişinde çarpışırsın ellerimle.

Sana sulh dokumakta zorluk çekiyorum.

Merhaba sevgilim,

Bana kalırsa sen evlenirdin benimle.

Fikrim, popüler putlar arasında

Fiyakalı bir put.

Sonu unut.

Devlet değiliz biz.

Yıkılmak zorunda da.

Ki ikimiz de derin kuyulardan eğitimliyiz.



Meryem gibi bir kız çocuğu, doğurdun.

Çarşılar daralır böyle zamanlarda.

Ağaç ve yeşillikten bahsettiğimi

Pek duymazsın.

Ben seni seviyorum.

Bak şimdi!

Taslak kafamda,

Kelimeler seçiyorum,

Şiir kuruyorum, ya da üşüyorum,

Cümleler iletişimi seçip semaya ulaşıyor,

Ve ben her konuyu seninle bitirmeye

Özen gösteriyorum.

Sevgilim şimdi bak, ben seninle yaşıyorum ya

Yaşam da vurucu bir tuğla darbesiyse uzağa

Bu kadar öfkeli olmanı anlamıyorum.

Sevgilim bak şimdi, sen beni tanıyorsun ya

Devlet de alay konusu ve yeterince itibarsız ya.

Ben elimden geleni

Doğrudan yüreğine akıtıyorum.

Bu denli denk olamayışımıza

Çok değirmen döndürüyorum.



Sevgilim işte tam böyle zamanlarda,

Talebeler düzülür başkentten.

Tesettürsüz kız çocukları endişe doğurur,

Bazıları da düşürür hatip mekteplerinde.

Ben seni medyenli bir kuyuya atarım.

Ağzındaki kayalığı sisifostan çalarım.

Ve ben çalarım, her şair gibi.

Potansiyel mürtedleri ellerimle doğrarım.

Sevgilim inanmazsın,

Ben merhameti yamacında tattım.

Şimdi allah daha cazip bir konumdadır.

Sevgilim inan bana,

Bu şiire ara veriyorum.

Seni idrakının çok dışında seviyorum.

Bana iyi bak; kendine de.