Kendime öğüt diye başlarken yazıya Aziz Nesin in bu şiiri geldi aklıma: 


Kendime Öğüt


"Uslanma hiç hep deli kal

Büyüme sakın çocuk kal

Es deli deli böyle kal"

---------------------------

Sonra başladım aklıma gelen öğütleri kendime sıralamaya;


Turgut Uyar'ın


 "Herkesin bir gideni vardır.

 İçinden bir türlü uğurlayamadığı”

dizelerinde ki gibi, varsa bir türlü uğurlayamadığın, bil ki; sevgi de kimi zaman yüreğinin zaman aşımına uğrar. Kimileriyle vedalaşma vaktin gelmiştir. 


Birilerinin sana davranışları seni üzüyorsa, böyle davranmalarına neden izin verdiğinin sorgulamasını yap içinde... 


İnsanlar seni, onların isteklerini yerine getirdiğin sürece seviyorlarsa, seni değil, senin onlara verdiğin hizmeti seviyorlardır. 


Senin varlığın onlar için sadece verdiğin hizmetse, varlığını ellerinden al, yokluğunu hediye et... 


Seni sevmeyecek, kıymet vermeyecek, küçük görecek insanlar hep olacak hayatında. Seni sevmeleri için hiç uğraşma.Hayatta ki varoluş amacın birilerini memnun etmek ya da mutlu etmek değil. Sen kendini mutlu etmeyi öğren. Sonrasında onları hayatından çıkarmak kolay olacaktır. Çünkü zorba zorbadır değişmez... 


Karşına cıkacak hertürlü olumsuzlukta, sakın umudunu kaybetme. Hayat bazen çelmesini takar hepimize. Şöyle bir bakar düştüğümüzde. Yere mi yapışıp kaldın? Yoksa silkelenip ayağa mı kalktın diye. O yüzden, umudunu hep cepte yanıbaşında taşı... Hayatın sana nerde ne zaman çelme takacağı hiç belli olmaz. Umutsuz yaşanmaz... 


Hassaslıklarını, zayıflıklarını, yaralarını, acılarını bir kabukla kapamaya çalışma. Böyle görünmek seni başkalarının gözünde daha önemli daha güçlü biri yapmayacak. Kır kabuğunu, çıkart içinde ki tohumu, tanıştır güneşle, buluştur toprakla, yeşersin özgürce, açsın çiçeklerini versin meyvelerini...


 Alejandro Jodorowski herşeyi özetlemiş:

"Yeniden doğacaksın, gerçek olacaksın.

Kendi baban, kendi annen olacaksın.

Kendi çocuğun, kendi kusursuzluğun...

Gözlerini aç.

Sen topraksın,

Sen yeşilsin,

Sen mavisin,

Sen ilksin,

Sen aslolansın..."