Kendimle hiç bu kadar yalnız kalmamıştım. İlk başlarda beni takip ettiği için gölgemle kavga ettim. Ama onun bir suçu yoktu. Bütün suç ışıktaydı. Daha sonra kendime kızdım, bağırdım, çağırdım: Neden bu kadar görünmezsin? Neden kendini sevmiyorsun? Neden yalnızsın?


Bunlara elbette cevabım vardı ama iyi bir sebep bulamıyordum. Tek cevabım: Kendim olduğum için. Yalın, basit ve genel... Sebep aramakla bir halt olmayacağını biliyordum. Bu yüzden kendime beyaz bayrak çekmek en doğru karardı o zaman.


Anlaşmaya vardık. Ne ben onu rahatsız edeceğim ne de o beni...


İkimiz de umutsuz ve yalnızdık. Yine birbirimizden başka kimseyi bulamıyorduk yanımızda. Zoraki bir dostluktu bizimkisi.