Kimdir bu vaveyla

Kuşkusuna demir atmis kargaların mücevherlerini kıskandıran

Kanlı ceset doğrul ve inkar et

Yabani bitkileri sen öpüyordun

Sehirde lanetli bir tas sektiriyordun

Üçüncüyü buldu mu

Bir orduya kadar yükselen yalnızlığımızla toplaşırdık

Çokça düşkünlüğümüzun                

Mutluluk kamçısına vurulmuş terbiyesiyle

Agırlaşırdık tökezlerdik ve düşerdik


Terslik sancıları en umurlarında  

En olurlarında denizin dolunayı sahiplenmesi

Etrafta lavanta baharlarının bir tiksintisi

Ne bir cosku ne de bir koku

Ortasındaydık ve hepimiz oradaydık

Ve var olduk hiçligin kırıntılarıyla

Bir basimiza

bekliyorduk ve donuyorduk

Cünkü

Gözlerimiz bir iftiraydı bakışlarımızın  arasında

Gizemi savurgan yağmuru çağırırdı 

Sesleri duyumsatmasa da

Sonsuzluğa saati ayarlanmıştı

Hic şüphesiz sürüngen arkadaşlı bedeniyle

Korkulukları en icten duygularıyla selamlayacaktı


Evet şu kanyandon sırtını döverek geçen karga

Kolların sarılı rüzgar peşindekilerine

Ellerin hiç olmadigi kadar yakin boynuna

Soğukluga mi alişamadın

Neden bu sersemlik

Simdi seni yücelten bir şey var

Bütün korkunu toprakta deveran ederek

Kahkahalarin sarkıntılığına varıncaya dek

Şimdi seni yücelten bir şey var


Şu sapkınca yerde beraberdik

Güneşi araklıyorduk pençesiyle güzün

Agzımızın içinde toplaşan tüm böceklerle

Ve alnımızın ortasında saklanan damladan

Bi haber

Tanışmıyorduk  kendimizi tanımıyorduk

Tanıklığa kadar varan memnuniyetimizle

Evet

kargalarin mücevherlerini bile kıskanmıyorduk