Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?

Herhangi bir ağacı meyvesinden tanırsınız, aynı bir insanın başarısını; yaşam tarzı, topluma katkıları, edindiği nüfuz, para, saygı ve gücünde gördüğümüz gibi.

Analizci Richard St. John, başarıya giden 8 yoldan bahseder;Passion (Tutku), Work (Çalışmak), Good (İyi Olmak), Focus (Odaklanmak), Push (Kendini Zorlamak), Serve (Bir Değer Sunmak), Ideas (Fikirler), ve Persist (Israrcı Olmak)

 

Atatürk: “Hayal ettim, hayalimin önündeki mânileri tespit ettim. Manileri kaldırdığımda, hayalim kendiliğinden gerçekleşti.” derken başarısının sırrını apaçık söylemiştir örneğin!


5-Nefs-i Raziye 

Burada insanın dünyevi olan her şeye sırt çevirmesiyle, maddi olan her şeyle kurulan köprüler yıkılır. İnsan her anı sadece yaşar ve kendisine verilene razı olur. 

 Bilir ki iyinin içinde bir kötü, kötünün içinde bir iyi mutlaka vardır görmeye başlar! Ağızdan çıkanı değil, söylenmek isteneni duyar! Rengi ise yeşildir.

 Hayvani nefse “can” ve insanı ruha da "nefis" denilir. Ayırt edebilmek büyümektir!

 Hayvani nefis; hayvanlarla insanlar arasında ortaktır. Hayvanlar kendilerinde insanî ruh olmadığı için, nefislerinin gereğini yerine getirmek için yaşarlar. 

Tabiatının gereği olarak canın ister ve istediğini kendine çekersin…

İçimden öyle geldi ya da bunu neden yaptığımı bilmiyorum deriz; Çünkü “canımız” (hayvani nefsimiz) öyle istemiştir.

Ruh'un görevi o hayvanı eğitip insan yapabilmek! 

 Ruh'a bu sebeple iki özellik verilmiştir: Akıl ve vicdan

 (Ruh, hayvanî nefsin hükmü altına girer, aklını ve fikrini onun istekleri doğrultusunda kullanırsa; bu ruha "nefs-i emmâre" denir. )

 


5-Boğaz çakrası

 İletişim, ses, “yaratıcılık” ve “duru işiti” becerisiyle ilişkilidir. Aktör, spiker, yazar, şarkıcı ve farklı sektörlerden yaratıcı bireylerin boğaz çakraları genellikle aktiftir. 

Rengi mavidir.


Dengesiz çalıştığında boğaz bölgesinde hastalıklar meydana gelir.

 Sürekli olarak bastırılan, ifade edilemeyen duygular boğaz çakrası merkezinin, fonksiyonlarını kaybetmesine neden olur. 

 Kendini ifade edemeyen İnsan sürekli bir şeyler yeme ve içme isteği (açlık) duyar ve buna bağlı tekrar eden aşağılık ve kompleks duyguları hissetmeye devam eder.

 Boğaz çakrası, insanların iletişim yeteneğini ve kendisini ifade gücünü temsil etmektedir...

 Dengelenmesi durumunda ise; sevgi dolu ve nezaketli bir şekilde içimize aldığımız nefesi, kendi sesimizle birleştirerek, en yalın haliyle karşımızdakine geçişinin gerçekleştirilmesi, sağlanmaktadır. 

 

İçindeki duyguları dışarıya atmak, yani içindeki titreşimi dışarıya yansıtmak önemli. 

İster sevgiyle ister nefretle tercih meselesi!

Hangi frekansta, hangi boyutta, hangi dünyada yaşamak istemenle alakalı… 


 Konuşma, insanın aklını kullanma sanatıdır der Eflatun, konuşmayı öğrenelim öyleyse…