Oval masamdan kalkıp döndü kapıya doğru

Pürdikkat kesildiğim yüzü uzaklaştı yavaş yavaş

O an anladım yoktu seçeneklerin arasında doğru

Çoktan başlamıştı kalple zihin arası sonsuz savaş


Sorumsuz birkaç adım atmayı denedim

Yöneldim kaçtığı soğuk mahzenlere

Kırılırken kollarım dirseklerimden

İstediğim tek şeydi ısıtmak, kızarmış burnunu ellerimle


Yeşil en sevdiği renkti, ağaçları izlerdi

Dizlerime uzanıp hayallerinden bahsederdi

Sonbahar ya da kış ne demek bilmezdi

Onun için var olan tek mevsimde güneş hep tepedeydi.


Bir piyes olduğunu farz etmeme sebep

Avcumun içine yerleştirdiği ince parmakları


Masal başladı,

Gözleri piyesin en güzel aksesuarı

Dalgalanan saçları aydınlatmakta aynasını

Böceklerden korksa da seven bir kadın doğayı

Ve onu tüm korktuğu yaratıklardan koruyacak bir kirli sakallı.


Çıkar mı çimenlerin lekesi kumaş pantolonuna

Düşünmeden uzanıyor ağaçların altına

Ama ceketini halı yapmalı

Kadının elbisesine başka yeşil bulaşmamalı

Yeterince yeşertiyor diyor gözlerin bu süresiz tiradı


Hoş sohbetli bir kadın, fazla atmıyor kahkaha

Genelde komik şeyleri değil duygusal muhabbetleri seviyor

Ve hoş sohbetli bir adam, yeminli bir daha susmamaya

Felaketlerden bahsederken dahi umut dolu gülücükler saçıyor.

Ancak yalnızca masallar bitiyor mutlu sonla

Ve o masala inanan kız çocuğu en ala kandırılan oluyor.


Kapımı kapattı,

Işıklarım karardı,

Hatam doğru yapmamak değil

Sevmeme rağmen yanlışa bulaşmaktı

Ve o bu yanlışa hiç yakışmayacak bir kadındı.