İletişim teorisyeni olarak bilinen ve kitlesel iletişim araçları üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan McLuhan’ın öne attığı ‘Global Village’ yani ‘Küresel Köy’ teorisini daha rahat anlayabilmek adına, küçük bir örnekle basitçe açıklayayım: Günümüz teknolojisinin geldiği nokta ile beraber, dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir olay olduğunda, tüm insanlık olarak dakikalar hatta saniyeler içinde bundan haberimiz oluyor. Bu teori; kolaylaşan seyahat imkanları, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, sosyal medya vb. gibi teknolojik gelişimler ve internet ile beraber, tüm insanlığın yaşamlarının ortak bir yönde değişeceği ve kültürel anlamda birleşeceğini söylüyor. Yani dünyanın ‘küresel bir köy’ haline geleceğini öne sürüyor.

Bu kuramın temel yapı taşı, kitlesel iletişim ve global medya ortamı. Henüz 60’lı yıllarda ortaya atılmış bu teori, günümüzün özeti niteliğinde. Dünya ortaklaşa bir kültüre doğru hızla yol almakta. Küresel medya, bütün dünya gündemini belirlemekte ve en kaba tabiriyle, istediklerini istedikleri şekilde göstermektedir. Farklı ülkelerden, farklı medeniyetlerden halklar, bu küresel medya devlerinin gösterdikleri gündemi takip etmekte ve de ona göre yönlendirilmektedir. Sosyal medyanın belirlediği trendler, farklı kültürlerden insanların sürekli etkileşim halinde bulunması, çeşitli influencerlar vb. daha birçok sayılabilecek etkenler sayesinde, insanlar olarak evrensel bir kültür yaratıyoruz. Bu teoriyi daha da genişletirsek, ülkeler arası yapılan ithalat-ihracatları ve bunun gibi aklınıza gelebilecek birçok şeyi katabiliriz. Fakat ben bu yazıda çoğunlukla medya kısmına ağırlık vereceğim.


Günümüzde sadece ortak bir kültür değil, özellikle internet ortamında ortak bir dil de yaratıldı denilebilir. McLuhan’ın bu kuramına göre, ilerleyen yıllarda “evrensel bir dil” ile karşılaşılması beklenen bir durum. Jenerasyonlar arası bu kadar uçurum olmasının sebebi de hızla gelişen teknoloji ve küresel medyanın günlük yaşamımızda her alanda karşımıza çıkması ile gençlerin direkt olarak dijital ve evrensel bir dünyada büyüyor olması diyebiliriz. En basitinden, bu teorinin ilk söylendiği yıllarda internet bile yoktu ve o jenerasyonun çocukları kendi yaşadıkları ortamın kültürü içinde yetiştiler. Fakat günümüzde, saniyeler içinde kilometrelerce ötede, başka ülkeden, başka kültürlerden insanlar ile tanışıyor, konuşuyor, kaynaşıyor; yine kilometrelerce ötedeki ülkelerde olan en ufak bir olaydan bile kitle iletişim araçları sayesinde, gündem belirleyenlerin istediği nitelikte hazırlanan haberlerle anında haber alıyor, üzülüyor, seviniyoruz. Estetik standartları evrensel olarak belirleniyor. Görsel kültürümüz yine ortak olarak gelişiyor. Gelişmekte olan ülkelerin çoğu haberleri, gündemi ve trendleri, gelişmiş ülkelerin medyaya servis etmesiyle alıyor.

Bilincimiz, sürekli olarak bu teknolojik değişimlere adapte oluyor ve bu ortak kültüre ayak uyduruyor. ‘Küresel Köy’ kitlelerle fiziksel olarak olmasa da zihinsel olarak bağlı olmamızı sağlıyor. Bu durumun yararları olmakla beraber, ülkelerin kendi karakteristiklerini ve kültürlerini kaybettiğine dair negatif yanlarının da olduğu insanlar tarafından tartışılmaktadır. 





Yazar: Nazlı Doğa Yula