Çam ağaçlarının boylandığı zengin humus,

Karanlığı aydınlatan gölge,

Duaların çarpıldığı yeryüzü,

Duyar mı mezar taşlarının yakarışını?

Duyar mı eğilmiş boyunların çıtırtısını?


Gergin bir ilmek atılmış bedenin içindeki tuzağa,

Yakarışa ses vermeyen gırtlak yorgun,

Kenara istiflenmiş kağıt parçaları gibi yoksunsun

Çık artık içindeki denizden,

Çırpınıp durma nefessizlikten,

Kaldır başını uzan çam ağaçlarına,

Aldırma dikenlerini

Bırak batsın! İçindeki zehir aksın

Karışsın humusa,

İşte asıl o zaman ses verirsin yakarış ezanına!