kaybolmaya yüz tutmuş hislerin ezgisini

bir aşkın son nefesi olan rüzgar getirir mi dersin

her şeyi düzeltir mi gerçekten

kaçamak ışıkların yaramazlığında ortaya çıkan

bulut rengi sesin



bana umudun şarkısını söyler misin

dört kocaman roman, iki şişe şiir eşliğinde

aramızdaki sessizlikteki boşlukta duran

kalbi duracak kelimelerin hatırı için


ve anlatsana

gerçekten nasıl söylersin umudun acımasız şarkısını

bir piyanonun siyah beyaz tuşlarından

nasıl çıkabilir tozpembesi melodiler

böylesine gelerek yüreğin ötesindeki diyarlardan

eylül kadar hüzünlü, haziran kadar umutlu yüzün

sanki sapsarı başakların rüzgarda savrulduğu sonbahardan


güneşin battığı yerde doğar benim dizelerim

kimi zaman bir bozkır ülkesi olur burası

kimi zaman konuştuğum duvarın

masum ruhlu beyaz boyası



ve ardından her sabah

tekrar tekrar doğmaya başlarım dudaklarımda dizelerimle

sesine kavuşmak umuduyla

kurulan hayaller gerçek olur mu dersin?

duyduğum en güzel melodi sesin

ve gördüğüm en derin göz bebekleri



yine de inatla hayalini yaşıyorum

tekrar gelip gözlerimi açmanı

tekrar omzuma yaslanmanı

tekrar başardığımızı anlatmanı...