Sarı bir halatın kıvrımında

tel tel sarılmış yaşam

rüzgar sadık kahyası sigara tüttürenlerin

erkek ve kadın, daha çok kadın

yüzleri uçuşuyor rüzgarda


sonatlar duyuluyor denizde köpük köpük

eril taşlar dişil parıltılar çakıyor gözlerime

gün ışığı yansıyor nereye konacağını bilmeyen

bir deniz kuşunun iyot kokan terinde


üzerimize brandalar çekili

tarla korkuluğu bile dile gelip

neden benzediğini insana

merak etti

ve aklında kımıldandı

saman çöplü bir anarşi


ufukta serseri bulutlar tükürük saçarak

çete kavgasına tutuşmuş gökyüzüyle

bir yanağımda yağmur diğerinde güneş

bazen hüzünlüyüm içli, bazen güleç

ekseriyetle güleç...