Gözyaşlarımızı silenler de gözyaşımıza karışıyor. Ne garip hayat. Hep böyle olacak sanırım terk edilişlerim. Dingin bir kabulleniş, bir hayli de can acılı. Ruhum şimdi sisli bir tan vaktinde denize karşı oturmuş, kuşun mezara karışan kanatlarını düşünüyor. Oysaki iyi bak denilmişti kendine, o da öyle yapıyor.İyice bakıyor kan revan kanatlara, gözlerine yansıtıyor damar damar. Bu kan çanakları bu gece açık kalacak. Ancak sabah olduğunda dudakları gülümserken onlar boşluğa hapsolacak. Donuk bakacak ısınmasına izin vermeyen dünyaya. Oysa baharı bekliyordu. Çiçekler bile dikmişti. Hangi renk diye düşünürken yine gri oldu bahar. Ne korkunç ne soğuk. Etten duvarlar demişti, buz duvarlar. Birer birer üzerine yıkılıyor şimdi.