aşka yeltendiklerim


Bir gün öldüreceğim için

Saat yönünde tıkır tıkır aklım

Mürekkepsiz parmaklarımda zil şüphesi

Seni bir pusulada evirip çeviriyorum

Şehir değiştiriyor yolcu ibrem


Derin bir saygıyla üşüdüğüm doğrudur insanlara

Göklere göklere uzanan parçalı duvarım

İnişli çıkışlı mavisini sana ayıklıyor

Hangi yaban otlarının celladıysa ellerim

Yeşili gözlerinden topladığım

Zamanların akranı


baktığım yer eskiyor darmadağın

Kırmızıyı ufuk kılmış bir şilep penceresinde

Denizi neresinden avuçlasam kaskatı

Gırtlağımda hüküm kalmıyor

Suyun tokadına belleniyor ruhum

Aynı kanla hırçınarak, küstahça

Aynalara tamahı çekiliyor

Bir çağrıya ramak kalmış ruhumun