Sessizliğin rengine dönüşür kimi zaman siyah ve beyaz arasındaki kavga. İçinde umut taşıyan yeşile bürünür acının dönüşümü. Ki önceden hep karaya çalardı sabahın ilk ışıkları. Amanın acımasız savaşları hasretine bıraktı renkleri. Hep siyah galip geldi seni kazanmanın korsan zaferine karşı. Çocuktuk büyüdük ve denemelere terk edildik. Kaç çeşit renk intihara meyilliydi düşlerimizde. Ve Çok öncedendi sen ile renkler arasındaki mağrur galibiyet. Renklerin talihsizliği yeşerdi seni kaybetmenin şafağında. İlk düşün beyaz olmalı. Düşüncelerde seni bertaraf eden siyahlar eklendi kimliksiz sokaklarıma. Çıkmazın esir aldığı sokaklarıma. Beyaz, yeşil ve siyah arasındaki nöbetim devraldı kavgalarımı. Lakin kavgayla başlayan dostlukların çok ötesinde. Ve sonradan kırmızı bir idam dikildi hayal hanemize.  Ya sen olmalı ya da renkler istila etmeli umutlarımı. Tahayyül. Yalnızlık kaç şekilde ırza geçmiş olmalı sevginin. Sen ve aşk arasındaki ilişkinin enkazı. Kaç tane beni öldürür. İnzal. Mağrur bir zaman yeşerdi seni beklemek arasındaki telaşa. Heyecanı var edip karamsarlığa öykünmek.


Çetrefilli bir varlığın gölgesinden doğdu renklerimiz. Telaşa ve zamana üstü kapalı sıfatlar biriktiren. Şimdi çıkıp gelmeli aydınlığımız ya da erkenden uyandırmalı sabahı. Sözcüklerin kullanım kılavuzlarında ahenk aramalı şiirler. Hayatımızın tarumar ahengi. Estağfurullah. Yalnızlık Allah'a mahsustur. Bana mahsus olan kaç çeşit yalnızlık kaldı ceplerimde. Korkuyorum. Yalnızlığın renklere bulaşma flörtüne. Ki zaten hep karaydı renkler. Oysaki bir yeşil olmalı seni düşünen vakitlerimde. Bir de yeşil olmalı sana benzeyen yüzümde. Birbirlerine benzermiş benzeyen ile benzeten tanımlaması. 

Yüzüm yüzüne benzediğinde ki üç harf tanımlaması....


Aydoğan ELÇİ