Çok fazla şey yazdım ve kaydetmeyi unuttum, bir sürü önemli fikir ve hayatımla ilgili çok derin tespitler yazmıştım fakat hepsi puf diye kayboldu bir anda. Ne üzücü değil mi? Geceler boyu düşünmekten uyuyamadığım tüm fikirler uçtu gitti. Yüzleşmemek için bahane ürettiğim her şey, kaçtığım tüm gerçeklik… Durum iyice anlaşıldı mı, yoksa betimlemelere boğulmak ister misiniz? Hayatta en iyi yaptığım şeydir, isterseniz asla hayır demem.


Ne yapmalıyım? Aslında soru sormak istediğimde kapım hep "neden?" ifadesine çıkar. Çoğu şeyi anlamlandıramıyorum, şimdi yazdıkça düşünüyorum bunları. Belki de çok fazla anlam arıyorum, bazı şeyler belki de öylesine fakat bir sorun varsa eğer ona cevap bulamamak (fikir bazında) dünyanın en kötü durumu olabilir.


Üçüncü paragrafa geldim, buraya kadar ne anlattım? Eğer bu yazıyı okuyorsanız hayatınızdan belli bir vakit ayırdınız ve henüz faydalı bir cümleye denk gelemediniz. Nasıl hissettiniz? Ben de hayatımı yaşarken sizin şuan hissettiklerinizi hissediyorum. Bebeklik dönemini saymadık diyelim, yirmi yıldır bu hayatı yaşıyorum, henüz faydalı bir duruma denk gelemedim. Aslına bakarsanız hayatım tam da bu yazıya benziyor, yazarken öyle tembellik etmişim ki okuduğumda hiçbir şey ifade etmiyor.


Çözüm farkındalık ile gelir değil mi? Farkına vardığım halde neden hâlâ çare aramıyorum? Neden önüme çıkan her fırsattan köşe bucak kaçıyorum? Neden kendime ettiğim hakaretlerin arkasına sığınıp değişimden veya dönüşümden kaçıyorum? Cevabını ben bulmalıyım değil mi? Ama bulamıyorum, peki arıyor muyum? Bilmiyorum. Peki ne olacak ya da nasıl olacak? Ne çok soru sordum, bunu ifade ederken bile soru sormaya devam ediyorum.


Belki de kendime çok fazla hedef koydum, ne dersiniz? Çok fazla şey olmak istedim ve her birinde teker teker başarısız olunca kendimden tamamen vazgeçtim ve başarısızlığı kabullendim. Ne denilir bu duruma? Simdi loser olduğumu söylesem yanlış olmaz galiba ya da daha açık bir ifadeyle umutsuz vaka mı demeliyim? Şuan hatırlıyorum, bu ifade üzerine ortaokul yıllarımda şarkı sözü yazıyordum.


Bir yerde okumuştum. İnsanlar bir iş yapacaklarında hep bu işi son güne kadar erteleme eğilimi gösterirmiş. Elimde bitirmem gereken birkaç iş var, acaba yeni bahanem de bu bilgi mi olacak? Belki bunu dürüstçe ifade etmemeliydim. Ne kadar kötü bireyler olursak olalım dışarıya hep iyi görünmeliyiz değil mi? Profesyonel hayat bunu gerektirir. Eğer güçsüz ve özgüvensiz olursanız insanlar sizinle iş yapmak istemezler. Doğru söyleyen her zaman dokuz köyden kovulmaya mahkumdur. Şimdi aklıma geldi, belki de toplum olarak gerçeklerden bu kadar kaçmaya alışkın olduğumuz için bazı başarıları yakalayamıyoruz, ne dersiniz? Ya da bu tembellik sadece benim sorunumdur.


Bu kadar anlattım, sorguladım. Ulaştığım sonuç ne? (Uzun bir düşünme arası.)


Evet galiba bir sonuç yok, demek ki bu deneme hâlâ bitmedi. Sonuç asla olmayacak ve bu deneme asla bitmeyecek. Çünkü bulunan tüm sonuçlar yeni soruları beraberinde getirecek. Asla bitmeyecek dedim ama sonsuza kadar yazabilir miyim, emin değilim. Sonsuz dedim ve yeni bir sorgulamaya girmek için kendimi tetikledim ama hayır, bu tuzağa düşmeyeceğim. Yine bir yerde okumuştum, kaynağı hatırlamıyorum. (Yani çok güvenmeyin.) "Bir cümlede ama kullanıyorsanız ama kelimesinden önce söylediğiniz hiçbir şeyin bir önemi yoktur." Yani ama kelimesi ile düşünceleri etkisiz hale getiriyoruz. Mesela "Kedileri severim ama çok nankörler." cümlesini söyleyen birinin aslında kedileri sevmediği yargısına varabiliriz veya "Beyaz masa güzel ama kir tutuyor." denildiğinde vb. gibi pek çok örnek verilebilir. Ben de çok fazla ama kullanıyorum galiba ve kendi fikirlerimi istemeden etkisiz kılıyorum.


Yeni bir paragrafa geçtim, bu yeni bir konu demekse tehlikeli işler yapmakta olduğum söylenebilir. Yazmak istediğim çok şey var ama bu yazı bir yerde bitmeli. Yine ama kullandım, böylece yazmayacağım demek istedim fakat yazmamak için kendimi tutamıyorum. Biri klavyeyi elimden almalı. Klavye demişken... Şaka şaka, bu yazı artık bitti.