Gecenin gözleri üzerimde, başlangıçların son bulduğu yerde, monoton bir hayat sürüyorum. Her an esirgenmiyorum, düşünceler, kabuslar, hayaletler, suretler, aklımda yansımalar. Tazı ile tavşan misali koşuşturma içinde yoruluyorum. Saliselik kaçamaklar yapabiliyorum sadece. Birkaç an kandırabiliyorum; ölümü, hayatı, çocukluğumu. Kanmıyor zaman, “Ben neler gördüm,” diyor hayat. “Senin gibiler çok geldi geçti elimden. Hepsini de yuttum." diyor yüzünde pişkin, alaycı bir tavırla.


Amacım yaşamı karşıma almak değil. Dünya ile aynı hızda dönmek de istemiyorum. Zamanla hareket etmek için ise çok yorgunum artık. Sadece durmak istiyorum. Beklemenin veya harekete geçmenin anlamını kaybettiği anlarda bile.


Güpegündüz asılı bir şekilde beklemek…


Sima: Bana düşlerden bahsedecektin.


Nefra: Duymak isteyeceğin şeyler değil.