Cevherleri saklarım şeytanın kalbine

Olurlarında kahrı barındıran yolculukların

Sırt ağrılarını bağlarım hançerlerin

Yumuşak kıvrımına

Sahicilik kesilince hırpani bir dolduruşla 

Susmak heybetini saldırtır

Karşıdan tütsülen seraplara                

Savruk ruhlar, çürümüs bedenler

Ve yaşamaktan yeni uyanmış bir ölü

Bütün anlık duyuşların serkesligi iste bu

İçlerindeki bütün boyutları kavgaya tutturan

Işıkların doğrultusunda toprağı hissizleştiren Anlık baş çevirme işte bu

Uzlaşmak seyirişine sancılar kazandırarak Dürtülerini oturtuyorum 

Çeperlerinde aklın tutuklulugunu yücelten göklerin

Buzulların kanıtlanmış delilleri 

Donuk çağrışımları kovalar 

Yasak vadi kenarlarında

İç sesin soluyuşa dönük çıplaklıgında 

Solgun ufuklar sırnaşır renk fırtınasından


Saygın bakışları var korkunun 

Her yerde saklanıp o yerde korkan 

Kirli eteklerinde ne idüğü belirsiz bir ilgisizlik

Yanaştıkça inancı düşünmeyi hatırlatan

Soyutladığı tüm sabahlardan bir geceyi anlatan Çırpınışın alıntı sesinden

Düşerim zamanın kesik aralıklarına

İsyanın kursağından toplarım mabedin gücünü

Başka sonsuzluklar yakın gelir

Zümrütlerin çırpınışına 

Ve bırakıp gidince bütün sulamaklı tarlaların Düş yetiştiren kızgınlığına

Sakinlik kandan once boşanır damarlardan

Sır erdirilemez göğse konmuş

Birikintisiz bir kıprayış

Meraktan zarları çatlar ulakların

Haberleri olmaksızın kapıldıkları yollar

Düşkünlükleri sersemletir   

Olağanüstülüğün kıymık cekiştirmeye kadar varan mahçupluğunu

Sarnıçların gövdelerine sarkıntılık edince, kuruluk

Bir ayna kırılır , akıl tutulur            

Saçaklar irkilme safhasından boşanıp

Sökülmeyi bilendirir ,koruduğu kuş yuvalarından

Genişlemek bitkin düşmeyi unutarak 

Karanlığı büyütür

Ve büyüyünce karanlık

Körlüğe akar

Kuğularla bezenmiş dingin sular


Kelimeler dövünüyor safirin yorgunluğundan

Gözleri kaçırmak suçluluğuna

İtirazını dinlendirmeden

Yoğusmayi atf ediyor

Korkunclugun kıytırık gülümsemesine

Gök burkulacak şimdi 

En umulduk yerinden 

Asılmak derinleşecek.                

Anlamak onca yıllık lamba duvarlarından süzülecek

Sezgileşecek içimizin karşıtlık dokunuşları


Yalnızlık asağlanmış kalabalıkların arasında

Mesafeli bakışmalar soruşturuyor 

Yasak düşünceleri

Hiç kimseyim demek kaygılaşıyor

Zihnin kaçmak fırsatını koruduğu yerde

Yer yarıldı

Ve yağmur döküldü

Bütün çöküşlerin sebebinden

Yerin en dinç tepesine kondu 

Sadefin koruduğu bütün sürgünlükler