senin bana bakmama sebebin beni sevmemenden kaynaklı değil. sen korkak bir adamsın ibrahim. şu iki gözüme değip, bir dağ gibi yıkılmaktan korkan bir çocuksun ibrahim. izin ver. biraz daha ileriye gideyim. seni eğer ki bir sancı adam yapmışsa, şu tükürdüğümün sokaklarında başını dik gezdiren de eğen de bir sancı, bir sebep, bir amaç varsa. o da benimdir ibrahim. benim ellerimden çıkmıştır. seni rüyalarından uyandıran, bu hayata zorlayan bir korku varsa ibrahim. o benimdir. şimdi geliverip o yüzünü tutuversem. kendini kesersin ibrahim. bana bak olur mu. bak ve hatırla. ne olduğunu ve olamadığımızı. sana iki kuruşluk bir uyku borcum varsa, sen ağlayarak helal etmişsindir zaten. ibrahim. 


ben seni kendimden çok affettim ibrahim. bunun ne demek olduğunu sen bilemezsin. üzerinde dudaklarının olduğu kurşunu nasıl alnıma kök diye bildiğimi sen kavrayamazsın. sen korkak bir adamsın. çekilirsin. annen bile uyuduktan sonra o mutfak masasında ağlamanın ölüm olduğunu zannedersin ibrahim. sen bilmesen de. yine. benim senin üzerini o masalarda çok örtmüşlüğüm vardır ibrahim. canından kıymık ayıklar gibi insanın kendisini kopara kopara affetmenin ne olduğunu sen bilemezsin ibrahim. ibrahim?


beni bir kere öp ibrahim. sana arkamı döndüğümde, hep ayaklarının sesine kulağımı diktim biliyor musun. öpte şu utancımın bir onuru olsun. ne olur. yoksa bir daha insan içine canım bedenimde çıkamam. ağzımda duayla kâbus gördüren canım ibrahim.