Biliyor ne kadar vaktinin kaldığını.

Ömrünü kaç tane daha gül görmeye vereceğini.

Biliyor daha ne kadar canının yanacağını.

Gözlerime bakmadan, ağlıyor çocuk gibi.

Yer değiştirdik; bu sefer o çocuk, ben ise baba oldum.

İçin için ağladı, sitemsizdi ama, kaçırdı gözlerini masaya.

Benim gitmemi bekliyor sanırım veda için.

Merak etme, çok fazla kalmayacağım seninle.

7 damla daha kan bekliyorum yaramdan akacak.

Gideceğim az bir vakit sonra, yaralarım sık kanıyor bu hayata.

Senden son bir ricam var baba; lütfen veda etmeden önce kedime yemek ver, çiçeklerime son kez su ver, çünkü bu onlar için son sefer olacak...

Benim seni, senin beni son görüşün bu.

Hatta sadece senin değil: Bu ev, bu şehir, aşık olduğum insanlar, ağladığım gökyüzü ve en eski dostluklarımın beni göreceği son sefer olacak.

Ben zaten kör oldum, görsem ne olur ki.

Sadece sessiz bir veda istiyorum, kalbimden hissederek.

Ahraz olayım diğerlerine, ne dilim varsın söylemeye gittiğimi/gittiğini ne de kulaklarım duysun elvedanı.