Toprak

Seni bana anlatmaya kalkıştığında

Mabet ağacının gövdesinden aradım seni

Yolda dedi senin için

Gözün yolda

Başın

Göğsün

Elin

Ayağın yolda

Sağ yanın düştüğünde dara

Kabuğuyla gövdesi arası

Çok şükür uzaktır buradalardan

Yol pek palavradır oracıkta


Gençlik anca kabullenebildi seni bana

Zamanın azgın çocukları bildiler seni

Yelkovan açtığında

Kökü ve yaprakları mabet ağacını

Görmek nasip olmadı

İzin vermedi Tanrı bana


Kumanın kibarı

Ne zamandır metres olmuş sana

Gelin olmuş

Ağlar durur

Gözyaşı

Kaç günlük açıklıkta


Sen yoksa

Kibar mı sandın diğer yanına

Kasatura kamış örs

Değerli maden sayılır sizin oralarda

İstihare güvenlikleri

Vergi muafiyetini çok görürler bana

Sen yoksan

İnsan mı kaldım

Hayır... asla!