kendimden söz etmeliyim size 

ey insanlar 

karanlık hatıraları tırpanladığımdan

umudun kayda değer 

en hakikatli havarisi olduğumdan 

savaşıp 

güneşe batırdığım mızrak ile 

o en büyük

büyüyen ve aşkın azami ihtilaflarına

ve kabarmış günler şakıyan leyla türkülerine

nicedir koynumda sakladığım köstekli saatin 

kendime varana-değin durmaksızın çıkarttığı gürültüye 

asla boyun eğmedim. 


bana kulak kesilin 

ey insanlar 

çapraz örgüler dizmek iş değil 

içten gelen 

onun boyun bulvarlarında gezeduran

yaşmağına 

kentin en işlek noktasında çıplak ellerimle katlettiğim kuşların destanını işlemek 

sonra çağdaş yaşamın gerekliliklerini birer ikişer kutlu bir ayin gibi yerine getirmek 

seyre-dalıp kendimi yüzyıllar boyu 

aynı şanlı ruhun izinden 

belki avuçlarının köşe-başlarında

tazecik 

dimdik 

Ve

hiç

şimdi asla ulaşamayacağın bir zamanda durmak.