Samimi ve belki ufkumu genişletecek cevaplar bekleyerek samimi sorular soruyorum. Diyorum ki mesela Kur'an, tüm kutsal sayılan kitapların içinde en fazla, en azılı vahşet sahneleri ile dolu olanı. Bu nasıl bir sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet dini? Diyor ki 'Allah'ın işine akıl sır ermez.' E ama diyorum, sen söylemiyor musun bizi zeki yarattığını; seni anlayalım ve analım, sana şükredelim diye bizi dünyaya gönderdiğini? Nerede kaldı şimdi bizim zekamız? Diyor ki, tabii ki zeki yarattım ama anlayabileceklerinizin de bir sınırı var. Peki diyorum; beni sınırlı bir kapasite ile var edip, anlayamayacağımı bildiğin bir sınava tabi tutup, sınavdan çaktığımda da beni cayır cayır yakman fazla kötücül değil mi? Biyolojik olarak çok düşük beyin becerileri ile doğmuş, adını sorsan söyleyemeyecek bir çocuğa termodinamiğin yasaları ile ilgili soru sorsan, çocuk cevabı bilemeyince ayıplar mısın onu? Nerede şimdi senin sınırsız sevgin, şefkatin ve mantığın? Diyor ki, seni yakmayı ben seçmedim, herkes kendi sonunu kendisi hazırlıyor, herkes cehenneme odununu kendisi götürüyor. E ama diyorum, sen ki her şeyi bilen tanrı, benim ne kadar günahkar birisi olarak karşına çıkacağımı da biliyordun. Bunu engellemeye sınırsız bilgin mi yetmedi, sınırsız gücün mü? Yoksa sınırsız sevgi sahibi değil miydin ki benim kendimi yakmama izin verdin? Bebeğin gözünün önünde ateşe yürüse, yanacağını bile bile bırakayım bir sınav olsun ona, mı dersin? Kaptığın gibi ateşten uzaklaştırmaz mısın? Allah diyor, seni o kadar seviyor ki, sınavsız sualsiz seni sonsuz cehenneminde yakma kudreti varken, sana yine de bir seçme şansı verdi ve buraya yolladı. Yav hu diyorum, sen olsan olsan sınırsız ego sahibi, narsist bir psikopat olabilirsin. O kadar narsist ki, asla affetmeyeceğin tek günah kendin dışında başka tanrıların da olabileceğinin söylenmesi. Bak mesela 3 yaşında bir çocuğu tecavüz ederek öldür, yine de affedilme ihtimalin var. Ama ola ki bir densizlik edip tanrının olmadığını veya başka bir tanrıya inandığını söyle, offff, sınırsız, zamansız, uçsuz bucaksız, dayanılmaz cehennemler. Affetmeyeceğin tek günah cinayet olabilirdi mesela, tecavüz olabilirdi, zayıfa zulmetmek, kadına eziyet etmek, çocuğun dokunulmazlığını ihlal etmek olabilirdi, herhangi bir canlıya zarar vermek olabilirdi. Ama sen, o muhteşem egona en çok yakışanı seçerek kendinin sorgulanmasını en büyük günah ilan ettin. Bu mu diyorum kullarını seven tanrı, bu mu şefkat, merhamet sahibi? Diyor ki; Allah sorgulama demiyor ki, aksine sorgulamanı istiyor, sana bahşedilen aklı kullanmanı bekliyor, ilk söz olarak 'oku' diyor sana. E hani diyorum akıl sır ermezdi Allah'ın işine? Benim bir avuç aklımın ne hükmü var senin kutsal ve anlaşılmaz planlarının karşısında? Diyor ki, bu da senin imtihanın, kendini kurtaracak bir inanca sahip olabilecek kadarını anlamanı sağlayabilecek bir akılla yarattım seni.

Peki diyorum, hadi ben aklı başında, yetişkin, özgür iradeli bir günahkarım. E ama uçaktan atılan bombalarla bedeni bin parçaya ayrılan çocuğun günahı neydi? Tüm ev ahalisi tarafından gecelerce tecavüze uğrayan, çocuk doğuran çocuklar nasıl bir günah işlediler? Bunlar nasıl canice imtihanlar böyle?! Diyor ki, o çocuklar cennette o kadar mutlu olacaklar ki, bu dünyada ne yaşadıklarını hatırlamayacaklar bile. Şimdi diyorum, mesela ben seni şu an şu yatağa bağlayayım, elini kolunu keseyim, dayanılmaz işkenceler yapayım, sürekli acı dolu çığlıklar attırayım, aylarca seni öldürmem için yalvartayım. Sonra bağlayayım serumu, vereyim morfini ya da her neyse sürekli bir keyif ve mutluluk hali sağlayan maddelerin adı. Ve seni yıllarca böyle mutlu mesut, sana yaşattığım hiçbir acıyı hatırlatmadan, kafan güzel yaşatayım. İster misin bunu sana yapayım? Bir kişi gösterebilir misin bu teklifimi kabul edebilecek? Cennette o çocuğa verebileceğin hangi ödül onun burada yaşadığı vahşetin izini silebilir? Diyor ki, sınırlı aklınla ancak böyle benzetmeler yapabilirsin işte. Öfkeleniyor, hissediyorum. O her şeyden güçlü aptal gururuna dokunuyor artık bu kadarı. Biraz daha üzerine gitsem, kanlı bıçaklı olacağız. Peki diyorum, iyi akşamlar dileyip kalkıyorum. Allah adına ve aşkına katliamlar yapanların aksine, benim inançsızlığım sahtekar bir tanrıyı dahi öldürmeme izin vermez. Tek silahım şu zavallı zihnimdir benim. O kadar zavallı ki, birisi ona inandığı her şeyin yanlış olduğunu kanıtlasa dünya mutlusu olacak. Fakat kanıt olmadan huzur bulamayacak. Çünkü o doğrunun peşinde bir zavallılığı, yanlışa olan inancın mutluluğuna tercih eder. Ama kim bilir, belki yine de bir gün ona hiç tatmadığı ama hep aradığı huzuru verecek bir aydınlanma yaşar. Bazı yanılmalar o kadar güzeldir ki kudreti sonsuz rabbim hepimize onlardan nasip etsin inşaallah.